Üniversitemizin kurucu fakültelerinden olan ve yaklaşık 43 yıldan bu yana Adana, Çukurova Bölgesi ve Ülke tarımının her alanında hizmet vermeye devam eden Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi bugüne kadar Türkiye’nin birçok ilinden gelen 10.500’ün üzerinde Ziraat Mühendisi, Gıda Mühendisi ve Peyzaj Mimarı mezun etmiştir. Bu mezunların hemen hepsi kamuda veya özel sektörde iş bulmuş yada kendi işini kurarak tüm Ziraat Fakülteleri içerisinde Çukurova mezunlarının ayrıcalığını ortaya koymuştur. Fakültemizin bu ayrıcalığı, kurucu hocalarımızın titizlikte oluşturduğu ve bu güne kadar süregelen eğitim-öğretim ve Araştırma ve Uygulama Çiftliği’nin alt yapılarının güçlü olmasından kaynaklanmaktadır.


Bu mükemmel kampüs ve çiftlik alanını bize kazandıran hocalarımıza minnet borçluyuz. Zira bir Tıp Fakültesinin hastahanesi nasıl onun eğitim araştırma ve uygulama alanı ise ve hastanesiz bir Tıp Fakültesi düşünülemezse, bir Ziraat Fakültesi’nin eğitim-öğretim, araştırma ve uygulama alanı da Araştırma ve Uygulama Çiftlikleridir ve bir Ziraat Fakültesi çiftliksiz düşünülemez.
Üniversitemiz kampüs alanı 22 bin dekar olup, bunun 10 bin dekarı (ekilebilen alan 8500 dekar) Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliğidir. Bu çiftlik, Fakültemizin 10 bölümünün bizzat öğrenci eğitim-öğretim, uygulama ve stajları ile ulusal ve uluslar arası araştırma projelerinin yürütüldüğü alanlardır.
Fakültemiz, öğrencisi, öğretim üyesi, işçisi ve memuruyla yürüttüğü araştırmalar, yaptığı uygulamalar, yeni çeşitler ve yöntemlerle bölge ve ülke halkına tarım konusunda önderlik etmeye devam etmektedir.
Çukurova Üniversitesi’nin temel atma törenine bir lise öğrencisi olarak katılmış olan, Üniversite ve Fakülte’nin Adana’nın çehresini sosyal, kültürel, endüstriyel ve tarımsal yönden nasıl değiştirdiğini birebir yaşayan Adana’lılardan biriyim. Bir zamanlar Adana’lılar meyve olarak alışılagelmiş portakal, mandarin, greyfurt çeşitleri ile soğuklama isteği yetmediği için bazı yıllar meyve dahi alınamayan şeftali, can erik ve tadı tuzu olmayan küçük yeşil elmalar yerdi, incirin yanı sıra.
Oysa şimdi, Ziraat Fakültesi’nin yıllardır yürüttüğü çalışmalardan sonra geliştirilen yeni portakal, mandarin, greyfurt, limon, şeftali çeşitlerinin yanı sıra bölge çilek. nar, nektarin, Japon eriği, kayısı ve kırmızı yanaklı, iri elma çeşitleri ile tanışmış ve bu çeşitlerle dekarlarca bahçeler tesis edilerek, kalite ve verim yükseltilmiştir. Sebzecilikte ve bağcılıkta yeni ve kaliteli çeşitlerle örtü altı yetiştiricilikten topraksız tarıma kadar uzanan modern yöntemler uygulanmış ve bu yöntemler çiftçiye, üreticiye yansımıştır.
Fakültemiz özellikle tarla bitkileri konusunda bölge çiftçisine önderlik etmiş olup, pamukta, mısırda, buğdayda, soya fasulyesinde, yerfıstığında, tıbbi, aromatik ve endüstriyel bitkilerde yeni çeşitlerin yanı sıra kalite ve verimliliği artırıcı çalışmalarla çiftçiyle omuz omuza çalışmıştır. Ayrıca, bu ürünlerin hastalık ve zararlılarıyla, biyolojik mücadelesiyle uğraşmış, ekonomik analizlerini yapmıştır.
Sulama teknikleri geliştirmiş, küresel iklim değişikliği nedeniyle suyun önemini vurgulayan projeler yürütmüştür. Tarım makinalarının tarımda kullanım alanlarını çiftçiye tanıtmış, elde edilen bitkisel ve hayvansal ürünleri işleyerek katma değer kazandırmıştır.
Bunların yanı sıra Fakültemiz büyükbaş, küçükbaş ve kanatlılar gibi hayvan türlerini geliştirerek, bölge ve ülke hayvancılığına ekonomik katkıda bulunmuştur. Özellikle, çevrenin ve yeşil alanların korunması üzerine çalışmalar yürütmüş, bünyesinde bulundurduğu canlılar, mikroorganizmalar, azot, fosfor, potasyum gibi mineral maddelerle tarım toprağının insanlığın geleceği için ne kadar önemli olduğunu göstermiştir.
Bu çalışmalar, Fakültemizde ve Fakülteye dayalı olarak kurulan Üniversite Araştırma Merkezleri ile işbirliği içerisinde yürütülmüştür. Bu merkezler; Ç.Ü. Pamuk Araştırma ve Uygulama Merkezi, Ç.Ü. Subtropik Meyveler Araştırma ve Uygulama Merkezi ve Ç.Ü. Pozantı Tarımsal Araştırma ve Uygulama Merkezidir.
Ayrıca, Fakültemiz Tarım Bakanlığına bağlı İl Tarım Müdürlüğü ve Araştırma Enstitüleri ile işbirliği içerisinde birçok proje yürütmüştür ve halen yeni projelere imza atmaktadır.
Üniversite ve Fakülte olarak yer alacağımız önemli yeni bir proje de “Mersin Tarım-Gıda Teknoparkı Kuruluş” projesidir.
Tüm bu faaliyet alanları ile bugüne kadar gelmiş, ülke ve dünya çapında yer edinmiş olan Fakültemiz 1998 yılından itibaren eğitim-öğretimde yenilenme çalışmaları içine girmiş, çeşitli safhalar geçirdikten sonra 2009-2010 öğretim yılından itibaren bölümlere dayalı 10 program şeklinde öğrenime başlamıştır.
Bu sisteme göre daha yüksek puanlarla yaklaşık 40’ar öğrenci aldığımız bölümlerde öğrenci 2+2 sistemine dayalı olarak ilk yıl temel bilim dersleri ile mühendislik derslerini almakta ve son 2 yılda seçtiği bölümün özel konuları üzerine uzmanlaşmaktadır. Böylece, öğrenci hem kaliteli eğitim alarak temel ve özel bilgilerle donanacak, hem de seçtiği bölümün öğretim üye ve yardımcılarıyla, danışmanlarıyla daha yakın temasta olarak, çift ve yan dal yapma imkanına sahip olacaktır.
Bu durumdan bu yıl birinci sınıfa başlayan öğrencilerimiz çok memnundur. Ayrıca, bu sistem tüm Ziraat Fakültelerinde uygulandığından öğrencilerimiz Farabi ve Erasmus gibi ulusal ve uluslar arası öğrenci değişim programlarından daha fazla yararlanabileceklerdir. Gönül isterdi ki İngilizce Hazırlık sınıfı zorunlu olsun ve öğrencilerimiz liseden geldikleri berrak zihinle İngilizce sorununu çözümlemiş olsunlar. Bu da umarım Yüksek Öğretim Kurumu’nun önümüzdeki dönemde yapacağı çalışmalarla gerçekleşir.
Ziraat Mühendisleri Odası gibi bazı kuruluşlar bu yıl başlanan eğitim-öğretim sisteminde Ziraat Fakültesi mezunlarının sayısının artacağı korkusunu taşımaktadırlar. Bunun giderilmesi için Ziraat Fakültelerine alınacak öğrenci sayısı arttırılmamalı ve yeni Ziraat Fakülteleri açılmamalıdır.
Tarım Öğretiminin 164. yılını kutlarken bu yıl başlayan yeni eğitim öğretim sisteminin Ziraat Fakültelerini ve mezunlarını başarıya taşımasını diliyorum.
11 Ocak 2010
Tarım Öğretiminin 164. Yılı Kutlama Töreni
Prof. Dr. Ayzin B. Küden